dilara_merhaba_özüm
beylikdüzü escort

Yollar Kendine Çıkınca

Motorumdan ayrılalı baya oldu. Kime gurbetsin deseler ülkemden önce motoruma derim heralde. Bu sefer maceralarıma değinmeyeceğim. Yazmaya benim ihtiyacım var. Bazen böyle insanın kafası fena attığında nereye bilmeseniz de, defolup gidesiniz gelir. Sanki gideceğiniz de kendinizin bir başka versiyonuna varmak istiyormuş gibi. Kafayı çekmek de bir çözüm tabi.. En geçicisinden… Ve ayıldığınızda gene ayni senle karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğu bir çözüm.
Kafamız bozukken motora binmenin oluşturabileceği iki büyük sonuçtan bir tanesi belki o an tam olarak defolup gitme arzusunun en nihai olarak gerçekleştiği öbür tarafa geçiş hali. Bu yüzden eğitmenler pek önermiyor. Canı sıkkınken son gaz gitmeyen biri var mı gerçekten? Varsa tebrikler.
İkincisi de, o son hızla meteorların hızından yüzeyinin ufalanması gibi, bizi çevreleyen duyguların rüzgarla temizlenip geride kalması. Riskli.

Gerçekten neye kafası atar ki bir insanın. Siz de biliyorsunuz ki gerçek mesele olayın kendisi bile değil. Biraz daha derine in. Biraz daha derine… Ve biraz daha in.
Değersiz mi hissettin?
Yalnız mi hissettin?
Yoksa yetersiz mi hissettin?
Kaybetmekten mi korkuyorsun?
İlla ki birine ulaşır bu can sıkıntısının ucu.
Peki, özgürlük o neydi?
Maddi değil manevi anlamda neydi?
İnsanlar ne der diye demeden ne kadar yaşadın?
Yalnız kalmaktan korkarken kendine kendin olman için izin verebildin mi?
Kaybetmemek için ne kadar taviz verdin, ne kadar taviz vereceksin?
Peki sevgi?
Hani her şeye tadını tuzunu veren. Taklitlerinden bahsetmiyorum. Hani şu şarta bağlı onlardan bahsetmiyorum. İstediğimiz olunca, işimize gelince, pohpohlanınca tavan yapıp bir iki falso da azalandan bahsetmiyorum. Uzaktan baktığınızda içimizde bahar getiren olduğu gibi sevebildiğimiz huzur veren şartların değiştirmediklerinden bahsediyorum. Var mı öyle bir şeyler :))) Kaldı mı sahiden?

Ondan önce başka bir konu var.
Peki, kendimizi, onu sevebildik mi?
Eksikliklerimizle kabul edip sevebildik mi?
Yarışa girmeden karşılaştırma yapmadan olanı takdir edebildik mi?
Yoksa bunları yapamadan başkası bizim için yapsın mı istedik?
Yapmayınca üzüldük de kendimizi bunların bir nebzesini bize sağlayan iki tekerin üzerinde mi bulduk?
Öfkemizin sesini motorun sesine mi yansıttık?
Duygularımızdan sıyrılmak için mi olduğumuz yerden olabildiğince uzaklaştık?
Ve tepelere sürüp anahtarı kapattığımızda oturduğumuz yerden manzaradan çok saf benliğimizi mi seyretmek istedik?
Yahut keşfetmek bir yerlere değil içimizdeki tanımadığımız denizlere mi açılmaktı en çok?
Ve bunları yaparken, sürerken sakinleştin.
Ve bunları yaparken sürerken dinginleştin.
Ve bunları yaparken sürerken sadeleştin
Sen sürerken yağmur yağdı yıkandın.
Zemin ıslaktı düşmemeyi öğrendin.
Ve bunları yaparken sıkıştırdılar, sen üstesinden gelmeyi öğrendin…
Sen kötü hissederken, seni sırtında taşıyan bir iki tekerin varmış. Evet, fark ettin.
Sanki seni şartsız şurtsuz, olduğun gibi seven biri varmış gibi 🙂
Arkadaş bile oldunuz sonra ona ismiyle hitap ettin.
Emin bulduğun mekanik arkadaşınla bir gün yolun sonunda bir baktın, karşında seni karşılayan biri.
O yolun sonunda aynı anda iki kişi üç kelime söyledi.
Merhaba özüm hoş geldin, dedi.

Dilara’nın Diğer Yazıları İçin Tıklayın!

dilara_merhaba_özüm

About Dilara

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İstanbul escort Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Mecidiyeköy escort Fatih escort Fındıkzade escort Çapa escort Şirinevler escort Avcılar escort Beylikdüzü escort Halkalı escort Bahçeşehir escort Bakırköy escort Dubai escort porno izle sex hikayeleri seks hikayeleri seks izle paply.org

Sperrmüll wohnungsauflösung