ulukan_ulu_motocross_motokros
beylikdüzü escort

ULUKAN ULU: Herkes “motorcu” ama hiç kimse “sporcu” değil!

Motokros tutkunu yakışıklı genç sporcu Ulukan Ulu ile hayatı ve motokros üstüne konuştuk.

O genç ve oldukça başarılı bir motokros yarışçısı. Ulukan Ulu’nun yurt içi ve yurt dışı başarılarının yanı sıra birçok şampiyonluğu var. Spor o kadar hayatının içinde ki gelecekte kendisini görmek istediği yer de yine Spor Yöneticiliği. Gelin gerisini Ulukan’dan dinleyelim.

ulukan_ulu_motocross_motokros
Ulukan Ulu

Ulukan Ulu
Öncelikle merhabalar. 30 Ağustos 1995 doğumluyum ve evet küçük gösteriyorum 🙂 İstanbul’da doğdum burada büyüdüm burada okuyorum. Mehmet Niyazi Altuğ Anadolu lisesine gittim. Geçmişte motokrostan önce lisanslı olarak yüzme, futbol ve voleybol sporcusuydum. Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği öğrencisiyim. Motokros yarışlarında 3 kez Türkiye şampiyonu oldum (2007 85 cc B, 2010-11 85 cc A namağlup). Ayrıca 2013’de hala cevaplandırılmayan dilekçelerimle elimden alinmiş olduğunu düşündüğüm bir şampiyonluğum daha var). Doğu Avrupa yarışlarını 4 sene takip ettim, şimdi de hem sakatlık hem de erasmus sebebiyle bir süre yarışlardan uzak kalacağım. Ama her türlü antrenmanlara devam edeceğim. Bu spor benim hayatımın yarışı oldu ve olmaya da devam edecek. 
 

Motosikletle kaç yaşında ve nasıl tanıştın?
Aslında ilk 7 yaşımda binmiştim ve eve gider gitmez anneme motor kullandığımı söyledim. Fakat babama motor kullanırken araba çarpması nedeniyle benim 2. sefer motosiklete binebilmem 3 yıl aldı. Ancak 10 yaşımda tekrar binebildim. O zamanlar küçük kros motorlar kiralıyorduk.

İlk motosikletin ne oldu?
Motocross yapmak için her hafta sonu motor kiralamak biraz pahalı olmaya başlamıştı ve babam sonunda bir Honda CRF70 almaya karar verdi. Her çocuğun hayalinde kırmızı bisiklet varken benim kırmızı bir motorum oldu. Buradan aileme teşekkür ederim.

ulukan_ulu_motocross_motokros
Ulukan Ulu

Hangi tarz motosikletler ilgini çekiyor? Tarzları ayrıt ediyor musun yoksa her birinin yeri ayrı mı?
Tabii tarzlar aldığınız keyfin çeşitliliğini sağlıyor. Öncelikle ilk sırada şaşırtıcı olmayan bir şekilde kros/cross motorlar var. Ondan sonra ise scooter motorlara bayılıyorum çünkü çok hafifler tekerleri küçük ve altınızda bisiklet gibi oynayabiliyorsunuz. Daha yüksek hızları düşünürsek de naked modeller daha asi olmasından dolayı 3. sırayı alabilirler.

Motosiklet yarışçısı olma fikri nasıl doğdu? Sonrasında hangi adımları izledin?
Babam kardeşimle bana motosiklet aldıktan sonra biz her hafta sonu antrenman yapıyorduk ve aklımızda sadece sevdiğimiz için binmek vardı. Daha ben 10 kardeşim Batıkan ise 7 yaşındaydı. Sonra Hezarfen Hava Alanında Doğu Avrupa Motokros Şampiyonası düzenleniyordu ve bize de yarışma fırsatı doğdu. İlk yarışımda birinci olunca da biz bu isi yaparız gibi bir fikir edindik ve yarışmaları takip etmeye ve her zaman olduğu gibi hafta sonları antrenman yapmaya devam ettik. Bazen eğitimciler geliyordu motokros için onları da kaçırmadık ama Türkiye motokros konusunda çok güçlü olmadığı için devamlı bir antrenör bulamadık. Sonradan 250 cc ye geçince kardeşimle beraber Bulgaristan’a gittik ve orada bir antrenörümüz oldu. 3 sene beraber çalıştık ve şimdi okulum sayesinde antrenman ve beslenme bilgilerimi üst düzeye çıkarma şansım oldu. Şimdi kardeşimle hem antrenman yapıyoruz hem de antrenmanları planlıyorum.

ulukan_ulu_motocross_motokros
Motokros yarışı startı…

Yarışmaya başladığında neler oldu? Yarışmak sana nasıl hissettiriyor?
Bir kere motokros diğer sporlardan çok farklı ve bunun size getirileri de çok farklı. 40 kişi aynı anda start alıyorsunuz ve herkes birbirini geçmek için bütün her şeyi göze alabiliyor bu da tabii özgüveninizi inanılmaz derecede arttırıyor.

Ben yarışa her çıkmadan önce hala çok heyecanlanıyorum. Çünkü her spordan daha çok belirsizlik içeriyor ve siz sadece yarışçılara karşı değil bazen parkura karşı da savaş veriyorsunuz yani tam bir gladyatör arenası. Kendimi daha güçlü, daha özgüvenli ve her konuda daha motive hissettiriyor. Adrenalinin de işin içine girmesi ile heyecanı da katlıyor.

Başarıların neler? Ve en mutlu olduğun anlar hangileri?
2007’de bir 85 cc B Şampiyonluğu, 2008’de 85 cc A ikinciliği, 2009’da 85 cc A üçüncülüğü, 2010-11 senelerinde de 85 cc A Şampiyonluğu ki bunlar namağlup şampiyonluklar, 2013 MX 2 ikinciliği ki bu senede bir de Doğu Avrupa üçüncülüğü var. 2012’den beri hep Doğu Avrupa Şampiyonası’nı takip ettim ve 2014’te yarışmadım. 2015 ise malum femur başı kırıldı ve sezonu erken kapattım.

En mutlu olduğum anları kronolojik olarak sıralarsam: öncelikle 2010-11’de ki namağlup şampiyonluklarım. O sezonlar çok formdaydım ve kimse benim önümde 2 virajdan fazla kalamamıştı. Bir yarışta da bir yarışçıyla çarpıştım ve köprücüğüm kırıldı, yarışa giremedim ama sonraki yarışlara tekrar birincilik serisiyle devam ettim.

2014’te ise Troyan’a Doğu Avrupa Şampiyonası’na gittik. Ben Türkiye’yi takip etmiyorum fakat o sezon şampiyon olan yarışçı da orada. Antrenmanlar falan derken start kapılarına geldik. Start aldık ve startta önümde iki kişi düştü bende onlara çarparak düştüm. Motor stop etmişti ve ben hemen toparlandım diyemem. Kalktıktan sonra tekrar devam ettim ve yarışçıları birer birer geçiyordum. Yarış sonunda ise 7. olmuştum ve de o sezonun Türkiye şampiyonuna bir tur bindirmiştim. Şu ana kadar geçirdiğim en iyi geri toparlanma yarışıydı.

ulukan_ulu_motocross_motokros
-O bir uçak, o bir helikopter, o bir süpermen..
-Yok kanka o bizim Ulukan! 😀

Yarışta düşüp yeniden toparlanmak çok zor ve anlaşılan o ki sadece seyirci değil yarışçı tarafında da çok güçlü bir mutluluk sebebi. Peki, motosiklet ile gökyüzünde uçmak nasıl bir duygu?
Aslında anlatmak biraz zor o yüzden bunu bir örnekle açıklamak istiyorum. Evde yorgun bir şekilde dolanırken birden bir odada 4-5 kişi sizin üzerinize koşuyor ve siz korkudan tir tir titriyorsunuz. Sonra maskelerini çıkarıyorlar ve tanıdık arkadaşlarınız ve bu bir saka. Yani korku, heyecan, rahatlama, gerginlik ve yorgunluk hepsi bir arada.

Peki, düşüşler nasıl? En kötü düşüşlerin hangileri, sana neler oldu? Ekipmanlar ne kadar önemli?
Düşüşler tabi işin dikenli kısmı ve kesinlikle es geçemiyorsunuz. Bazen acı verici bazen de komik. Ben de komik düşüşler diye YouTube da aratıp izleyen bir yarışçıyım sonuç olarak. 🙂

Düşüşleri bir süre sonra saymayı bırakıyorsunuz o yüzden kirik ve sakatlıklarla sonuçlananlar akılda kalıyor. Benim iki köprücük kemiğim kırıldı ki bunların ikisinde de başka yarışçılar bana çarptı. İlkinde 2010’da boş tur atarken Asrin Rodi rampayı atlayamadı ve önüme düştü. Ben de kaçamadım ve yokuş aşağı bir etapta takla atarak kırdım. Diğeri de yine ayni parkurda oldu fakat MX 2 Doğu Avrupa yarışıydı. Startta 3. kalktım ve 1. ile 2. çarpıştı. O kadar şanslıyım ki ikinci çok fazla yana savruldu ve benim ön tekerime şiddetlice vurdu, ben yine motorun üzerinden uçarak yere çakılan bir kazığa köprücük kemiğimi vurdum. Bir de femur kemiğim bas kısmından kırıldı ve bunu anlatamayacağım çünkü hiç bir şey hatırlamıyorum. Gerçekten… Kapsül patlamaları ve çatlaklar artık önemsiz kaldı. Burada her şeyi ekipmanlara borçluyum çünkü onlar olmasa darbeyle birebir kalırdım. Sakatlıklar tamam kırıkla sonuçlanıyor ama hayatınızla sonuçlanmasından kesinlikle daha iyidir.

ulukan_ulu_motocross_motokrosBu sporu her yapan hemen bir yerini kırar mı?
Aslında sadece bu spor için değil her spor için konuşmak gerekirse, profesyonel sporda sakatlıklar her zaman olabilir. Amatör spor sağlık içindir, profesyonel spor ise yüksek performans için. Yani sınırlara ne kadar yaklaşırsanız o kadar risk alırsınız. Benim bu spora-yarışlara tehlikeli deyip yolda yürürken kolunu ya da bacağını kıran arkadaşlarım var. Yani her şey biraz şans meselesi ve o kadar korkulacak bir şey yok…

Profesyonel bir motokros yarışçısı olarak sabah motoruna bindin parkura çıktın sonrasında neler oluyor?
Kesinlikle sadece motokros yapıyor oluyorsunuz çünkü başka bir şeye odaklanmanız kesinlikle mümkün değil. Motokrosta en önemli nokta da bu zaten. 10 senedir motokros yapıyor olmama rağmen bu durum hala aynı. O kadar odaklanmış oluyorsunuz ki susadığınızı hissedemiyorsunuz. Sadece yorulmak ve parkuru nasıl kullanacağınızı düşünüyorsunuz.

Bu sporun günlük hayatına ev, okul hayatına etkileri var mı?
Daha önce de dediğim gibi muazzam derecede özgüven kazanıyorsunuz ve hızlı karar verme yeteneğiniz artıyor. Zamanı doğru kullanma becerisi de cabası oluyor. Bir kere sporun her turlusu beyne daha çok kan pompalar ve daha iyi düşünürsünüz. O yüzden okula en yararlı spor motor sporlarının her hangi bir çeşidi ama en çok motokros demek abes olmayacaktır.

Ulukan_ulu_motocross_motokros_ahmetHiç bilmeyen biri bir motokros motosikleti alsa mutlu olabilir mi?
Bu biraz da “insana *endorfin enjekte etsek mutlu olur mu?” gibi bir soru oldu :). Mutlu olmak ne demek: mutluluktan uçar! :)))

Peki, bu spora başlayan birinin rampalarda güzel atlayışlar yapabilmesi için ne kadar çalışması gerekir?
Deneyimlediğim kadarıyla bu spora tamamen kendinizi adarsanız iyi derecede rampa atlamak spor geçmişinize, koordinasyon becerilerinize ve antrenör etkisine göre yaklaşık 5 ay sürecektir.

Böyle “havalı” bir atlayış için 5 ay bence gayet iyi bir süre. Yarışmayı düşünen MotoEtkinlik.com okurlarımıza tavsiyelerin neler?
En iyi ekipmanları alın ve kendinize kendini abartmadan anlatan ve antrenörlük becerisi iyi olan bir antrenör bulun. Aksi takdirde zevkten uzak sakatlığa yakın bir kariyer sahibi olursunuz.

En yeni motosiklet modelleri ve Son haberler için TIKLAYIN

Spor yöneticiliği okuyan biri olarak sence bu sporda neler eksik kısaca bahsedebilir misin ve sen olsan neleri daha iyi yapardın neleri iyileştirirdin ya da gelecekte iyileştirmeyi hedefliyorsun?
Öncelikle eksik sporcu. Bunlarla ilgili daha önce blog sayfasında yazılar yazmıştım fakat hala bu noksanlık devam ediyor. Ayrıca sporcu olmak da önemli bir fark. Herkes “motorcu” ama hiç kimse “sporcu” değil. Bana kalsa sporcu sayısını iyi kötü demeden arttırmayı hedefler, basında daha çok yer almayı sağlar -ki bu zaten dolaylı olarak birbirlerini tetikleyecektir- ve gerçekten standart yarış organizasyonları yapmak olurdu. Ben yöneticilik okuyorum ve okulda hocalarımla bu konuları tartışıyorum ve kural kitaplarının çevirisini yapıyorum ve görülüyor ki hem akademik hem de kural anlamında biz uzağız. Gelecekte de bu standartları getirmeyi ve fırsat eşitliği sağlayarak sporcu gelişmesini ve sporculara değer verilmesini sağlamayı amaçlıyorum.

Ulukan_ulu_motocross_motokros_ahmetBu yıl yani 2016 yılı için planların neler?
2016 aslında benim için bir dinlenme senesi olacak. Çünkü sakatlığımın tam iyileşmesi ve tekrar geri toparlanma süreci, şu anda İspanya’da Erasmus yapıyor olmam antrenmanların şeklini değiştirmeyecek olsa da müsabakalara katılmam konusunda değişikliklere gitmeme neden oldu. Açıkçası bu sene 450 cc’ye tamamen alışıp Doğu Avrupa’da ilk 5’te yarış tamamlamak benim için iyi bir basamak olacak. Zaten teknik aksaklıklar nedeniyle Türkiye’de yarışmayı düşünmüyorum. Sadece ev sahibiyim diyebileceğim Yeditepe Motokros Parkuru‘nda yarışacağım. Orası hem çok yorucu hem teknik standartları karşılayan tek parkur hem de Avrupa tarzına çok benziyor. Onun dışında sadece Bulgaristan ve Doğu Avrupa Şampiyonaları’nı takip edeceğim. Tabii bunlar şimdilik birer plan, belki zaman geçtikçe değişikliklere gidebiliriz.

Biraz özel sorulara geçecek olursak Ulukan Ulu nelerden hoşlanır, hangi tarz müzik dinler, en sevdiği sanatçılar gruplar kimlerdir?
Hoşlandığım şeyler için spor, spor, spor diyeceğim. Motokros dışında, crossfit, snowboard, bisiklet, voleybol ve en amatöründen yüzüyorum. Buradan Antrum Crossfit’e de selamlar, zamanımın çoğunu orada geçiriyorum. Müzik konusunda çok da spesifik değilim ama bir klasik olaraktan Pink Floyd diyeceğim. Yani rock ve alternatif rock benim tarzımı yansıtıyor diyebilirim… ve Serdar Ortaç -:)) hahaha-.

ulukan_ulu_motocross_motokros
Ulukan Ulu

Hayatta en sevdiğin şeyler, vazgeçemediğin şeyler neler ve insanların pek bilmediği bir özelliğin var mı?
Motokros ve gezmek diyeceğim ama gezmekten kaşıt bisiklet ya da motosikletle uzun yolları kat etmek. Aslında spor yapmak kesinlikle vazgeçemediğim bir şey. Yani sol femuru kırdığınızı düşünün ve hiç bir şey yapamıyorsunuz. İşte ben o sırada acaba nasıl şınav çekebilirim diye düşünüyordum. Bilinmeyen bir özelliğim yok aslında gayet şeffafımdır.

Oyun, kitap, yüzme, kayak vs başka hobilerin var mı?
Fark ettiğiniz üzere her şeyde bir spor arayışındayım iste bu kadar hareketli olmanın sonucunda da hobilerim biraz daha sıkıcı şeyler. Hobi olarak psikoloji ve sosyoloji ile ilgileniyorum. Kitaplar da onunla ilgili oluyor haliyle. Oyun ise bilgisayar bazında artık oynamıyorum zor kurtuldum, kâğıt-masa oyunlarıyla da aram pekiyi değildir.

Sence bu hayatın sırrı ne? 😀
Bunu daha bilemiyoruz çünkü hep Amerika’nın oyunu bunlar 😀

O halde bu oyunda sana başarılar dileriz… 🙂

*Endorfin mutluluk hormonudur…

En Yeni Motosiklet Modelleri İçin Tıklayın!
Dikkat: www.MotoEtkinlik.com adresinde yayınlanan yazınların telif hakları MotoEtkinlik.com’a aittir! Bu yazınların izinsiz ve kaynak: www.motoetkinlik.com şeklinde belirtilmeden kullanılması yasaktır!
Yarış Dünyasından Son Haberler için Tıklayın!

About Ulukan Ulu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dubai escort porno izle sex hikayeleri seks hikayeleri seks izle paply.org