nasıl_yarışçı_olunur_yarışçı_olmaya_çalışmak_oğuzhan_adanar
beylikdüzü escort

Türkiye’de Yarışçı Olmaya Çalışmak!

nasıl_yarışçı_olunur_türkiyede_yarışçı_olmaya_çalışmak_oğuzhan_adanar
  • Merhabalar;
    Ben Oğuzhan ADANAR 26 yaşında, İzmir Ödemiş’te yaşamaktayım. Sizlerle utanıp sıkılmadan, yaptığımız hataları sizlerin yapmaması, kazandığımız tecrübelerden de sizlerin faydalanması amacıyla olumsuz yorumlara inat başımızdan tüm geçenleri doğrusuyla yanlışıyla tüm şeffaflığıyla anlatabilirsem ne mutlu bana.

Fotoğrafta şampiyon abimiz Kenan Sofuoğlu’ndan el almaya çalışıyoruz 🙂

Özel bir şirkette çalışmanın yanı sıra piste gidebilmek adına bir de akşam ve hafta sonu gibi zamanlarda ahşap tasarımlar yaparak kendi kendimize sponsorluk yapmaya çalışıyoruz. Bugüne denk Uşak Pistinde küçük antrenmanlar yapagelsek de pist şampiyonası takvimi açıklanınca katılmaya karar verdik. Ödemiş Motorsporları Kulübünden resmi lisans çıkarmak için gerekli evrakları hazırladıktan sonra Gençlik ve Spor Müdürlüğündeki işlemlerin ardından lisansımızı elimize aldık. Ardından TMF’nin sitesinde açıklamış olduğu başta yarış sigortamız olmak üzere evrakları tamamlayıp kulübümüz TMF’ye gönderdi.

Bu evraklarımız da onaylandıktan sonra yarış numaramızı almak için federasyonun açıkladığı ilgili isimler ile görüştük. Ve artık #370 numara ile 17-18 Temmuz’da İzmir Ülkü Park’ta yapılacak olan Türkiye II. Ayak Pist Şampiyonasına ilk yarışımız olması adına hazırdık. Hali hazırda bulunan Yamaha R25 motosikletimizi 2 yıl önce hazırlamıştık. Tabi bunu yaparken başta bahsettiğim gibi hobi amacıyla Uşak Pisti’nde küçük antrenmanlar ile nefsimizi köreltmek maksadıyla. O zaman için Pist grenajı, Pirelli Rosso II (140/70/17 – 110/70/17) lastik ve katlanır fren manetleri gibi küçük değişiklerle başladık. TMF’nin kuralları neticesinde motorumuzun yağ filtresi, yağ çubuğu, radyatör kapağını sabitlememiz gerekti. Bu işlemleri de hallettik.

nasıl_yarışçı_olunur_türkiyede_yarışçı_olmaya_çalışmak_oğuzhan_adanar_diz

Alt grenajımız havuzlu olması gerekiyordu. Yani bir kaza anında piste yağ dökülmesini engellemek için, bu zaten bizde mevcut olduğu için o kısımdan yırtmış olduk. Lastiğimiz Uşak antrenmanlarında bitmiş durumdaydı. Bunun üzerine Mitas Sport Force Plus (160/60/17 – 120/70/17) lastik taktık. Ayrıca caddede binerken iyi olmasına rağmen pistte bizi durduramayan frenlerimiz vardı. Ön fren için, çelik fren hortumu takıp balatalarımızı değiştirdik. Bu işte asıl yapılması gereken yarış öncesi ve sonrası bakımları yanı sıra yağ değişimleri, pist için gerekli hava filtresi, zincir dişliler ve dahası çok önemli. Fakat ne bunları yapabileceğimiz ne de bu yönde ayırabileceğimiz bir bütçemiz vardı. Uzun lafın kısası acemiliklerimiz ile deneyim kazanmak için İzmir Ülkü Park’ın yolunu tuttuk. Bilmediğimiz, aslında sadece seyirci olarak gittiğimiz bir pist. Her ne kadar gökyüzünü görsek de sudan çıkmış balığa dönmek misali.

16 Temmuz
Girişimizi yaptık; Cuma günü pistte motorumuzun başında olmak zorunlu. Daha önce TMF online kayıtlarımızı yapmıştık. Evraklarımız bizi beklemekteydi. Formlar dolduruldu.

Tur zamanlarımızı ölçmek için Transponder denilen cihazlarımızı aldık, teknik kontrolden geçtik. Padoktaki yetki alanlarımız için 3 kişilik Yarışçı, mekaniker ve misafir bilekliklerimizi ve piste giriş çıkışlarda bize lazım olacak araç kartlarımız temin ettik. Doğruca bu işleri hallettikten sonra padok da yerimizi almaya koyulduk. Stant çadırımızı kurduktan sonra araçtan motosikletleri inmeye başladı. Usul usul pistteki yerimizi alıyorduk. Bisiklet ile piste girip göz atamaya başladık. Başladık ama kafada şu soru ‘’Yarın nasıl olacak, yapabilecek miyim?’’ Kafayı kurcalayan bu soruyla çadırımıza girip vurduk kafayı… Yarışçı oldum diyerekten öyle otelden postlar atamıyoruz maalesef. Bütçemiz yettiğinde
nasipleniyoruz. Çok şükür…

nasıl_yarışçı_olunur_türkiyede_yarışçı_olmaya_çalışmak_oğuzhan_adanar_yarış

17 Temmuz
Motorlar hazır. Seansımızı bekliyoruz. Bizim 250cc olarak tabir ettiğimiz fakat TMF de 125cc olarak adlandırılan grubumuz 32 kişi olması ve bu kalabalığın pistte sorun olacağı sebebiyle yarış numarası 240 altı olanlar 1.Seansta 240 üzeri olanlar ise 2.seansta. 370 numaralı motosikletimizle 2.seansı tulumlarımızı giymiş beklerden ekip arkadaşlarımızdan sırtımıza vurulurken hadi hadi cümleleriyle pit alanına uğurlandık. Dönmeye başladık fakat ters giden bir şeyler var. Uşak pistinde oluşan pist tecrübemiz ile az çok insan kendini biliyor. Ama sanki padok alanında debriyaj ve vitesi bize gösterip uğurlanmış gibiyiz.

Motosiklet ne eskisi gibi hızlanıyor ne de Oğuzhan eskisi gibi viraja girebiliyor. Bir yandan pistin çizgilerini öğrenmeye çalışıyoruz. Yanımızdan geçen geçene. Seans bitti geldik padok alanına. Yüzümüzden düşen bin parça süre 1.33… Sıralama 1 için piste girdik. Taşlar bir nebze oturuyor artık öğreniyoruz. Ama o ters giden şey hala bizimle. Biraz zorlansak da süremizi 1.30’a çekebildik. Hani biz lastiği değiştirdik ya buraya gelirken. Biz akıllı, aklı sıra daha iyi olacak diye 160 taban lastiği takınca bu hem motoru yormaya başladı hem de eski virajlarımızı yapamaz olduk. Lastik çok güzel bi kayma bile yok güzel de tutunuyor lakin Oğuzhan alışmış 140 taban lastiğe 160 tabana da adapte olamayınca bizim bütün planlar elimizde patladı. Üstelik sadece lastik bile bizim bünyemizde ciddi maliyet. Durum böyle olunca da bir B planı yapmak da mümkün olmadı; yedek lastik de yok tabi yanımızda. Moraller bozuk Sıralama 2 seansına çıktık.

Üst üste gelir artık böyle şeyler bilirsiniz. Bu sıralamaya belki süremizi daha aşağıya çekmeyi düşünürken viraja yatmaya çalıştığım sırada arkamdan gelen rakibim arka maşadan bana çarptı ve viraja yatmaya çalışırken adeta beni yerden kaldırdı sol omuzumdan gördüğüm kadarıyla rakibimi motorunun arkası kalkmış vaziyette gördüm. 30-40 metre de ben toparlanmaya çalışırken arkama tekrar döndüğümde yerdeydi. Böyle olunca orda bıraktım. Padok’da çarpıştığımız rakibimin yanına gittim bir şeyi yoktu. Sorunsuzca konuşup gün sonuna doğru yol alıyoruz fakat akıl da yine dünkü soru! ‘’Yarın nasıl olacak, yapabilecek miyim?’’

Süreler açıklanıyor.
250cc’nin yavaş grubu olan 2. Gruba kalıyoruz, 5.sırada start alıyoruz ve yarını bekliyoruz.

18 Temmuz
İlk marşlar basıldı motorlar ısındı, seanslar başlıyor. İzmir’in bu haftaki kavurucu sıcağında tulumları botları giyiyoruz. Seans vakti geliyor. Antrenman için piste çıkıyoruz. Büyük bir garipseme duygusuyla. Artık motosiklet camiamızda ‘’Bizim Çocuklar’’ demenin gururunu yaşayabildiğimiz Kenan Sofuoğlu, Toprak Razgatlıoğlu, Bahattin Sofuoğlu, Can Öncü, Deniz Öncü de bizlerle antrenmana çıkıyor. İlk yarışımıza geldik ve TV de desteklerimiz sporcularımız ile antrenman yapmanın sevinciyle çıkmış olsak da bünyemize ağır geliyor. Birkaç tur sonra sürekli arkamı kontrol ederek ilerliyorum. O kadar hızlılar ki, onlara engel olma tereddütlüyle kendi turumuza odaklanamıyoruz. Kenan abi ve Toprak solluyor ve 3 tur sonra yine solluyor. Böylesine bir tavşan kaplumbağa trafiği var pistte. Ben viraja gelirken vites düşerken onlar sağımızdan solumuzdan tam gaz geçiyor. Muhteşem bir 15 dk geçiriyoruz fakat onlarla pistte olmanın heyecanımı desek yoksa lastikten başımıza açılan sorunlar mı yada acemi balık telaşı mı… Nasıl adlandırırsak adlandıralım süremiz berbat bir halde tekrardan padoka giriyoruz. Morallerimiz dibe vurdu demek az kalır. Akşamüstü yarışımız var lakin ben girmemeyi kafaya koymuş durumdayım. Arkadaşlarım, nişanlım, kardeşim, abilerimiz sürekli bu daha ilk yarışın gir dese de içimde en ufak bir heves kalmamış durumda. Kim ne derse desin bir kulağımdan girip diğer kulağımdan çıkıyor. 7 kişilik startta 5. Olarak kalkmam gereken yarışın saati gelip çattığında motorumu padok da bırakıp pit duvarına izlemeye geçiyorum. Benden ayrı bir kişi daha yok startı 5 kişi alacak. İçimiz buruk buruk. Yapamadık. Yarışmak için gelmiştik fakat böyle hayal etmemiştik. Çok yavaştık. Evet yarışa geldik ve yavaştık!

nasıl_yarışçı_olunur_türkiyede_yarışçı_olmaya_çalışmak_oğuzhan_adanar_1

Start verildi.
İlk sıradaki motosiklet tek teker kalkarak devrildi. Ve hemen arkasındaki de aynı şekilde devrilip yandaki motosikletin üzerine düştü, onu da devirdi. O an bağırmış bulundum ‘’ Ah be keşke kalksaydım’’ Herkes bir anda motosikletlerini yerden kaldırdı ve yarışa koyuldu. O an keşkeler kifayetsiz kaldı bizim için. Ve bu startı almış olsaydık belki de 2.’lik 3.’lük elimizde olabilirdi. Pes etmenin cezasını çekiyordum. Son yarış olan TMF GP mücadelesini dahi beklemeden pistten ayrıldık. Morallerimiz dibe vurmuş biçimde. Oysa bu yarışa gelmeden önce www.MotoEtkinlik.com editörü abim Ahmet Köseoğlu ile konuşmuştum, bana: “Sonuncu olmak için bile olsa yarışa katıl ve sonuncu ol. Önce sonuncu ol, sonuncu olmayı öğren ki tecrübe kazan ve sonra nasipse birinci olabil. Herkes birinci olsa sonuncu kim olacak..” demişti. Ah be Ahmet abi, seni dinledim ama eksik dinledim…

Ama bu yarış bize büyük ders verdi. Küçük bütçelerimiz ile yaptığımız masrafların hatırına da olsa sonuna kadar gitmeliydik. Mükafat belki de oradaydı. Ama biz pes ettik. Bitik lastiğimiz dahi olsa amacımıza ulaşmak için dahi bırakmamayı öğrendik. İzmir Pistinin ana fikri bizde şu oldu;
EMEKLER İLE ÇIKTIĞIMIZ YOLDA, MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAKTIK. DERDİ VEREN ALLAH DERMANI DA ŞÜPHESİZ FAZLASIYLA VERECEKTİ…
Sıradaki yazımda tekrar görüşmek dileğiyle,
Teşekkürler…

About Oğuzhan Adanar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dubai escort porno izle sex hikayeleri seks hikayeleri seks izle paply.org

Sperrmüll wohnungsauflösung