Honda_pcx_150_scooter_test
beylikdüzü escort

Test: Bir Honda PCX 150 Hikayesi

Elinin altında 600 cc, 100 bg’lik motor. Gazı açtım mı gidiyor ama…. Evdesin, ekmek bitti bakkala gitmen lazım. Haydaaa ne olacak şimdi. Tam teşkilat korumalı kıyafetleri ve kaskı giy, dışarıya çık, brandayı aç, motoru çalıştır, bakkala git, bakkal bayırda, önünde bi sürü kamyonet, motorla dönecek yer yok. Hadi bir şekilde park ettin. Ekmek elde geldin motorun başına. Ekmeği nereye koyucaz. Topcase varsa şanslısın, açtın, ekmeği koydun, tekrar kapattın, daracık yerden dönmeye başladın, baktın yer dar motor dönmüyor, bir ileri bir geri, bayır da cabası, terledin sıkıntıya girdin. O anda kıvılcım çaktı kafanda “İkinci motor olmadan olmuyor”. Mecbur alacaksın bi tane daha. Arabaya binmemeye yemin etmişsin bi kere…

Yazı: Burak Güren

Honda_pcx_150_scooter_2
Honda PCX 150

Birden bilgisayarın başında buldun kendini, tüm siteleri taradın. Önce dedin ki kıvrak olsun, hafif olsun, az yaksın, ikinci elde rahat satılsın, servisi bol olsun, tarz olsun, hem şehir içi kullanılsın, arada da uzun yol yapılabilsin… Eledin, eledin, eledin ve kararı verdin. Honda PCX 150…

Yukarıdaki süreç, Honda PCX 15O’ye karar verme süreçlerinden sadece bir tanesinin özet olarak anlatılmış halidir. Bunun gibi yüzlerce bahaneniz olabilir. Ama bu motor ülkemizde o kadar tutuldu ki sebeplerini araştırmaya başladım ve bir tane edinip 1000 km. test ettim.

Honda_pcx_150_scooter
Xenon farlar gündüz iyi görünmeyi gece iyi görmeyi sağlıyor.

Genel Görünüm
Karşıdan baktığınız zaman motorun çok farklı ve tarz olduğunu görüyorsunuz. Öncelikle gidonu diğer scooterlarda olduğu gibi plastik kaplama değil krom görünümlü: bildiğiniz moped gidonu, estetik durmuş, motoru hafifletmiş, aynı kardeşi PCX 125’de olduğu gibi.

Bu motorun kasasında beni etkileyen bir şeyler var diyorum, ama bir türlü keşfedemiyorum. Biraz geriye doğru çekilip tekrar bakıyorum. Tamam, işte buldum. Boyalı grenajdaki süreklilik. Boyalı şerit, motorun ön çamurluğundan başlıyor ve kuyruğundan çıkıyor. Rahatlıyorum. Sonra genel görünümünü incelemeye devam ediyorum. Ön cam siyah ve çok havalı. Camın önündeki HONDA yazısı da ayrı bir güzellik katmış. Ön camın alt ucundaki açıklık, motorun ön paneli ile birleşince içeride bir hava kanalı oluşturuyor ve buradan giren hava hızlanarak camın iç ve üst kısmından dışarıya akıyor. Bu hava akımı kısa ön camı yaladıktan sonra direk sürücüye hücum edecek rüzgarı biraz daha yukarıya doğru yönlendirerek sürücünün rüzgara daha az tabi olmasını sağlıyor. Öyle ki yağmur çiselerken bile normalde ıslanması gereken diz bölümü 40 km. gibi alçak bir süratte dahi bu hava akımı dolayısıyla ıslanmadan kuru kalıyor. Oluşturulan bu hava kanalı ayrıca türbülansı da azaltarak motorun daha stabil ilerlemesine sebep oluyor. Bence Honda genelde büyük motorlarda kullanılan bu tasarımı PCX’e başarı ile uygulamış.

Sürücü için dizayn edilen ayak koyma yerleri başarılı, fakat öne doğru daha uzun olabilirdi. 8 Litreye çıkarılan benzin deposu iki ayağın arasında ve depo kapağı da tam üzerinde.

Honda_pcx_150_scooter_
Yola çıkmaya hazır…

Sele bu sefer yekpare yapılmış, küçük kardeşinden (PCX 125) farklı olarak sürücü ile artçı arasında bulunan ve gaz verdiğinizde rahatsız eden ek parça bu sefer sele üzerine konmamış. Kaplama, kaymaz plastik esaslı malzemeden yapıldığı için buna ihtiyaç duyulmamış. Gayet rahat ve kullanışlı bir sele. Normal boyutlardaki iki kişi için oldukça uzun ve geniş. Sele ve benzin kapağı aynı düğmeden açılıyor. Butonun yukarısına bastığınızda benzin kapağı, aşağısına bastığınızda sele açılıyor. Güzel bir tasarım. Ayrı anahtarlara ihtiyaç yok fakat uzun vadede ne olur bilinmez. Sonuçta bu düğmedeki çekme gücü benzin kapağına ve depoya tel vasıtası ile iletiliyor. Probleme açık bir durum gibi geldi bana. Neyse seleden devam edelim. Seleyi açtıktan sonra bıraktığınızda sele yaklaşık kırkbeş derece gibi bir konumda kendiliğinden duruyor. Araya bir stopper mekanizması koymuşlar yani. Benim gibi orta boylu birine göre bile bu açı yeterli olmuyor, eğilmek zorunda kalıyorum. Durma açısı 70-80 derece gibi olsaydı tadından yenmezdi herhalde. Keşke bir de küçük ışık ekleselerdi selenin altına. Karanlıkta bir elde fener, diğer elde kask selenin altında eldiven bulucaz diye uğraşmazdık en azından. Sele altı bagaj gayet geniş, bir tam kapalı kask ve arkasına diğer ufak ekipmanları (eldiven, fosforlu yelek, balaklava, silme bezi, kitap, fotoğraf makinası vb.) koyacak yer mevcut. İçinde servis kitapçığının ve küçük takım çantasının muhafaza edildiği minik bölmeler de var. Bagajın kenarları içeriye su geçirmemesi için conta görevi gören lastik bir şeritle kaplı ve gerçekten işe yarıyor. Bu şerit ayrıca takırtılı yollarda selenin ses yapmasını ve içerideki malzemelerin çıkardığı gürültülerin sürücü/artçıya ulaşmasını engelliyor.

Honda_pcx150_test_
Honda PCX 150 gösterge paneli

Gösterge paneli kardeşi Honda PCX 125’e nazaran tamamen değişmiş, değiştiği de iyi olmuş. Yeni eklenen saat gayet kullanışlı. Bu motorda benzin göstergesine pek bakma ihtiyacı hissetmiyorsunuz fakat benzin durumunu rahatlıkla dijital olarak 9 kademeli göstergeden takip edebiliyorsunuz. Hararet ikaz ve PGM-FI (enjeksiyon sistemi) hatası ikaz ışığının olması ayrı bir güven hissi veriyor. Gösterge panelinde ayrıca odometre (toplamda katettiğiniz mesafe ), tripmetre (sıfırladığınız andan itibaren katettiğiniz mesafe), ortalama yakıt metre (tripmetreyi sıfırladığınız andan itibaren yaptığınız 100 km’deki kullandığınız ortalama yakıt miktarı) mevcut. Sinyal indikatörleri, yakın ve uzak far göstergeleri (bu arada her iki far da xenon olarak standart geliyor), start stop indikatörü paneldeki diğer ayrıntılar. Gösterge panelinin gece görüntüsü ayrı bir güzel. Tefonunuzu navigasyon olarak kullanmak istediğiniz durumlarda ayrı bir telefon tutucuya ihtiyaç yok. Telefon veya navigasyon cihazı panelin üzerine bıraktığınızda rahatlıkla duruyor ve düşme riski yok. Pek tavsiye etmiyorum ama acil durumlarda bu bölümü arabalardaki torpido üstü gibi kullanabilirsiniz.

Honda PCX 150 Teknik Özellikler

Honda PCX 150 Teknik Özellikler
MotorSıvı soğutmalı, 4 zamanlı, SOHC, tek silindirli
Motor hacmi (cc)153
Silindir çapı x strok (mm)58 x 57,9
Sıkıştırma oranı10.6 : 1
Maks. Güç ([email protected]/dak)10/8.500 (13,6 PS)
Maks. Tork (Nm @ dev/dak)14/5.000
Boyutlar (UxGxY) (mm)1.930 x 740 x 1.100
Tekerlekler arası mesafe (mm)1.315
Yakıt kapasitesi8 lt.
Ağırlık131 kg
Tekerlek (Ön)90/90-14M/C (46P)
Tekerlek (Arka)100/90-14M/C (57P)

Aynaların aerodinamik yapısı ve konumu gayet tatmin edici. Eğilip bükülmeden rahatlıkla arkayı görebiliyorsunuz. Krom görünümlü gidonun üzerindeki ateşleme düğmesine (ignition switch) bir de “start stop” sistemini devreye alıp çıkarabildiğiniz fonksiyon eklenmiş. Yalnız start stop sistemi devreye girmeden önce motorun biraz (en az 2 dk.) ısınması gerekiyor. Gidona, sinyallere ek olarak acil durumlarda kullanılmak üzere bir de dörtlü flaşör düğmesi eklenmiş.

Gösterge panelinin hemen altında solda, bas bırak şeklinde açılan bir kapakçığın altında genişliği az fakat derin bir göz var. Ayrıca içinde bir de çakmaklık girişi bulunuyor. Buraya cep telefonunuzu koyup rahatlıkla şarj edebilirsiniz. Şarj haricinde de eldiven, silme bezi, baff vb. gibi minik ekipmanlar konulabilir.

Honda_pcx150_skutır_
Honda PCX 150 Detaylar -Fotoğrafa Tıklayın-

Grenaj, motosikletin kuyruk bölümünde incelerek narinleşiyor. Yani diğer scooterlarde alıştığımız gibi küt bir şekilde sonlanmıyor. Bunun avantaj ve dezavantajları var tabii ki. Avantajı; motorun ağırlığını ve arkasında oluşarak az da olsa motoru yavaşlatma eğilimi gösteren türbülansı azaltıyor, estetetik bir görünüm kazandırıyor, artçı yol boyunca bacaklarını ayırmak zorunda kalmayıp sanki naked bir motosiklete binermiş gibi spor konumlanıyor. Dezavantajı; bagaj sona doğru küçüldüğü için daralıyor ve çift kapalı kask alamıyor.

Motosikletin üzerinde flamanlı ampul kullanılmamış, uzun ve kısa farlar xenon, bütün sinyaller led teknolojisi ile donatılmış, “ampul patladı yanımda yedeği yok ben şimdi ne yapacağım” durumuna düşmüyorsunuz, ledlerin ömrü neredeyse sonsuz çünkü. Led aydınlatmalar flamanlı ampullere göre çok daha az akım çektiği için alternatörün devrede olmadığı durumlarda aküyü yormuyor ve akü ömrü daha uzun oluyor. Elektrik aksamı açısından pcx gerçekten benzersiz. Farlara önden bakıldığında eski kasaya (2014 öncesi) göre çok daha estetik olduğunu ve farların yekpare olarak iki uçtan yukarıya doğru uzadığını görüyoruz. Kısa far kontağı açtığınız gibi yanmaya başlıyor ve kapatılamıyor. Bu durum da Avrupa standartlarında görünürlüğün olmaz ise olmazı. Far bloğunun içinde bulunan led gündüz kaşları da görünüme modern bir hava katıyor. Honda bu işin üzerinde iyi çalışmış diyorum içimden.

Teknik verilere çok fazla girmek istemiyorum ama lastikler ön ve arka 14 inçlik. Arka lastik 100/90 ön lastik 90/90 oranında. Türkçesi arka lastik ön lastikten biraz daha kalın. Fakat genel olarak düşündüğünüzde her iki lastik de motosikletin cüssesine göre biraz zayıf görünüyor. Sanırım Honda burada sürtünmeyi biraz daha azaltıp yakıt sarfiyatını düşürmeyi amaçlamış. Fakat güvenlikten biraz ödün verilmiş gibi geldi bana. Özellikle yağmurlu havalarda rampa çıkarken arka tekerlek hafif hafif patinaj yapıyor. Aynı zamanda viraj da alıyorsanız vay halinize, motorun arka sinyallerini yan tarafınızda görürseniz şaşırmayın sakın. Tabii burada IRC lastiklerin payı da yok değil, bu lastikleri soğuk havalarda sertleşince (özellikle 7 santigrat derecenin altına düştüğünde) düşünemiyorum.

İnternet sitelerinde genel bir inceleme yaptığımızda, yurtdışında piyasaya sürülen PCX 150’lerde uzaktan kumandalı çalıştırma özelliklerinin olduğunu görüyorum. Ülkemizde uygulanan telsiz vergilerinden muaf olup satış ücretini düşürebilmek üzere Honda Türkiye’nin yapmış olduğu bir tasarruf olabilir diye yorumluyorum.

Honda PCX 150 Renkleri

Sürüş
Bu kadar statik bilgi yeter biraz da 1000 km. kullandığımız PCX’imizin dinamik sürüş özelliklerine gelelim. Önce oturuş pozisyonu çok rahat, özellikle benim gibi 1.75 boyunda olanlar için gayet uygun. Bacakların arasındaki depo önceki motorlarında ayak basma yeri düz olan scooter kullananlar için ilk başlarda biraz rahatsız edici gibi gelebilir, fakat sonrasında alışıyorsunuz. Aynı depo motora inip binerken tek ayağınızı biraz yukarıya doğru kıvırmanıza sebep oluyor. Bu depo çıkıntısı biraz daha alçak olabilirdi diye düşünüyor insan içinden. Ayrıca bu alanı alışverişte aldığınız ufak tefek malzemeler için kullanamıyorsunuz (normalde tabii ki tavsiye etmiyorum. Ama eğer scooter kullanıyorsanız oluyor arada). Konuştuğum bazı kişilerin bu motoru tercih etmemelerinin nedeni ellerindeki küçük torbaları asabilecekleri, genelde bütün İtalyan modellerinde bulunan minik askıların olmayışı. Aldığınız en ufak bir malzemede sele altını açmak zorunda kalmak biraz yoruyor açıkçası. Keşke Honda küçük bir askı koysaymış.

Neyse, Motorun üzerine tek ayağımızı biraz kıvırarak oturduk. Anahtar elimizde. Nereye sokacağız? Kontak olması gereken yere bakıyoruz fakat kontağa benzer bir şey göremiyoruz. Biraz eğilince motorun ön panelinin altında olduğunu görüyor, anahtarı sokabilmek için biraz eğilmiş olarak birkaç saniyemizi geçiriyoruz. Küçük bir ayrıntı ama hoş bir durum değil. Özellikle geceleri ışık olmadığı ve fosforlu bir malzeme kullanılmadığından anahtar deliğini eğik durumda bayağı bir arıyoruz. Günlük kullanıcı iseniz ve motoru çok sık kullanıyorsanız her inip bindiğinizde eğilip anahtarın ucunu bu deliğe denk getirebilmek bayağı bi sıkıyor insanı. Hele bir de emniyet olsun diye anahtarın tersi ile açılabilen altıgen kısım kapanmış ise vay halinize. Eve git tekrar fener al gel, anahtarın tersi ile iki büklüm altıgen kilidi açmaya çalış vs.

Anahtarı da deliğe sokabildik ve motoru çalıştırdık sonunda. Motordan gelen ses ninni gibi. Çok hoş bir sesi var makinenin. Merak ederseniz Honda’nın sitesinden de bu sesi dinleyebilirsiniz. Titreşimi neredeyse sıfır. Gaz vermeden önce hemen start and stop sistemini devreye alıyoruz tabii ki. Sonra da gaz kolunu inceden sıkmaya başlıyoruz. Motorun tepkisi güzel ve yumuşak. İlerlemeye başlıyoruz. Bir de ne görelim motor o kadar dengeli ki şaşırıyorum. Daha önce kullandığım 150’lik scooterlardan çok farklı. Sanki touring bir motor kullanıyormuş hissine kapılıyorsunuz. Öyle ki yokuş aşağı giderken ellerinizi bıraktığınızda (sakın denemeyiniz bu test kapalı alanda yapılmıştır!) motor dümdüz ilerliyor ve ağırlık transferi ile bütün dönüşleri rahatça yapabiliyorsunuz. Sürüşü çok zevkli sanki büyükler için yapılmış bir oyuncağa binmiş gibi hissediyorum kendimi, bir sağa bir sola yata yata kıvrılma isteği tetikleniyor içimde ve kendimi daha fazla tutamıyorum (içimden bir pizzacı kuryesi çıkıveriyor aniden).

Mahalle arasında motor çok kıvrak ve dönüş çapı çok küçük. Her yerden rahatlıkla geçip dönüş yapabiliyorsunuz. Fakat ıslak yollarda tekrar dikkat diyorum. Arka lastik yerinde durmayı pek sevmiyor çünkü. Marka ayrımı yapmak istemem ama bir operasyon lazım gibi lastiklere. Motorun gaz tepkisi gayet güzel ve yeterli. Hızlanması tatmin edici. Eğer çok dik bir yokuşta değil iseniz fazla çaba sarfetmeden ve strese girmeden bir an önce öndeki aracı sollayabiliyorsunuz. Kasislerde motorun altı vuracak diye bir derdiniz yok. Çoğu scooterların aksine pek fazla sarsılmıyor ama sonuçta scooter ne de olsa. Kasislerde ve çukurlarda hafif bir ayağa kalkma isteği oluyor her zaman.

Frenleme
Frenleme esnasında motordaki kombine fren sisteminin ne olduğunu anlıyorsunuz. Arka fren kampana olmasına rağmen kızaklama eğilimi yok. Ön freni sıktığınızda belirli bir oranda arka fren de sıkıldığı için yokuş aşağı olsa dahi motor öne yığılmıyor ve stabil bir şekilde alçalıyor. Bu gerçekten çok hoş ve emniyet hissi veren bir durum. Özellikle arka freni sıkarak lastiği kilitlediğimizde motor dümdüz gidiyor. Sağa sola yalpalama yok yani. Frenleri beğendim.

Viraj
Viraj performansına gelince, Motor neredeyse bir hacı yatmaz gibi. Bunu ağırlık merkezinin düşük olmasına bağlıyorum. Honda mühendisleri benzin deposunu motorun en altına koyarak kafadan 8 litrelik benzinin ağırlığını motorun ağırlık merkezinin altına almışlar. Bu duruma, normalde gidonun altında bulunan radyatörün de arka lastiğin yanına alınmasını eklediğimizde, en az 3 kilogramlık bir ağırlığı da aşağıya transfer ederek neredeyse bir hacı yatmaz yapmışlar. Virajlarda bu özelliği kullanarak çok rahat yatabildiğiniz gibi viraj çıkışlarında da motoru düzeltmek için hafif bir gaz yetiyor. Ayrıca viraj alırken gelişen acil bir frenleme ihtiyacında maksimum fren performansını artırmak için motoru aniden dikleştirmeniz çok kolay oluyor. Ağırlık merkezinin çok alçak oluşu hız düşükken manevra kabiliyetinizi çok artırıyor. En düşük hızlarda bile denge hissini kaybetmeden her yöne dönüş yapabiliyorsunuz (özellikle sıkışık trafikte motorun genişliği kadar bir aralık size yetiyor da artıyor bile). Bence şu ağırlık merkezi işi on numara olmuş.

Uzun Yol
Honda_PCX_150_scooter_motorGelelim uzun yol performansına; Motor su soğutmalı olduğundan hararet, bacak aranızda bir kalorifer peteği çalışıyor hissi vb. gibi hiç bir durum yok. Performansı 150’lik bir motora göre gayet iyi. Rampalarda problem olmuyor. Artçılı olarak test etmediğim için ağırlık arttığında ne olur bilmem. Hız gayet güzel en son hafif yokuş aşağı 120’ye dayanıyor. Ama tavsiye edilmez. 150’lik ince tekerlekli bir scooter için çok yüksek bir hız. Üzerinde mevcut ön cam yüksek hızda yetersiz kalıyor. Ama yaklaşık 150 tl gibi bir fiyata daha büyük turing cam alma avantajı mevcut tabii ki. Virajlar yine harika….

Duygusal Durum
Gelelim yakıt durumuna: bence en büyük tercih sebebi. Şehir içi kullanımda 8 litrelik benzin ile en az 300 km. yaptım. Aynı mesafeyi 3 defa tekrar ettim. Bu demektir ki sürekli uzun yolda kullanırsam en az 400 km. yapabilirim. 8 litre ile ortalama 350 km dersek ve bunu ortalamaya vurursak Km’de 0,11 lira yakıyor, yani bu da demek oluyor ki 11 Törkiş lira ile 100 km gidebiliriz. Diğer bir deyişle motor 100 km de 2.28 lt benzin yakıyor. Bilgilerinize sunarım.

Honda_pcx_150_scooter_burak_güren
Burak Güren & PCX 150

Sonuç
Sonuç olarak ben bu motoru çok sevdim. ”Abi ben bir motor alıcam ama evladiyelik olsun, en az 10 sene kullanıcam. İkide bir motor değiştirmek, alıp satmakla da uğraşmak istemiyorum.” şeklinde bir düşünceniz var ise telefona sarılın, bir tane ayırtın ve son sürat bir Honda bayiinin yolunu tutun.

Sevgiyle kalın…
Burak Güren

Honda PCX 150 Fiyat: 8.800 TL (Ağustos 2015)
Honda PCX 125 Fiyat: 7.900 TL (Ağustos 2015)

Honda PCX 125 Testi İçin Tıklayın!

En Yeni Motosiklet Modelleri İçin Tıklayın!
Dikkat: www.MotoEtkinlik.com adresinde yayınlanan yazınların telif hakları MotoEtkinlik.com’a aittir! Bu yazınların izinsiz ve kaynak: www.motoetkinlik.com şeklinde belirtilmeden kullanılması yasaktır!
Yarış Dünyasından Son Haberler için Tıklayın!

About MotoEtkinlik.Com

Üniversitelerinde Motosiklet Kulübü kurmak isteyen öğrenci arkadaşları ortak paylaşım platformumuza bekliyoruz.İletişim: [email protected] Birimiz Hepimiz Hepimiz Birimiz İçin!

11 comments

  1. Öncelikle çok güzel bir inceleme ve anlatım olmuş. Hiç sıkılmadan yazınızın tamamını okudum. Bende yeni pcx sahibi oldum. Sizin gibi kullanıcı yorumlarına baktığımda doğru karar verdiğimi anlıyorum. Pcx hakkında birşey diyemicem siz
    herşeyi anlatmışsınız.

    • Baş dan sona kadar okudur abi çok güzel yazmış ben Honda pcx 125 ve Honda pcx 150 kullandım ve bu motordan sonra Yamaha x max 400 scooter kullandım Honda pcx yerini hiç biri tutmaz Honda pcx 150 çok güzel bi motor

    • Teşekkür ederim. Faydalı olabildiysek ne mutlu bize…

    • Teşekkür ederim Murat Bey. Kesinlikle doğru karar vermişssiniz diyebilirim.

  2. Herşey güzel de sinyali acik unutmasak.. Sinyale bir buzzer eklemek istiyorum.Sesli uyari versin diye. Ama neresinden elektrik alicam onu çözemedim.

    • Murat Zet, bey sinyali açık unuttuğunuzda size haber verecek bir buzzer ekleme arayışı yerine, sinyal verdiğiniz zaman, karşınızda veya arkanızdakinin bu görsel bilgiyi aldığından emin olduğunuzda kapatma alışkanlığı edinecek şekilde kendinizi şartlamanızı ve bu hareketi alışkanlık haline getirmenizi öneririm. Hem ucuz hem daha sağlıklı olur:)))

  3. 11 senedir yamaha bws 100 kullaniyorum son 80 yapiyor uzun yolda 60 70 yapiyorum 450 km yaptım 225 gidiş geliş nasip olrsa honda pcx 150 veya farza 300 alacağım bolu

  4. Melih Hilmi ULUDAĞ

    Güzel yorumlarınız, deneyimleriniz ve tecrübeleriniz için; İfade ederken ki samimiyetiniz ve içtenliğiniz için ayrı ayrı teşekkür ederim. Bir süredir araştırıp almayı düşündüğüm pcx 150′ yi, blog yazınızdan hemen sonra aldığımı da ifade etmeliyim. Selamlarımla.

  5. çok güzel bir anlatım olmuş emeğinize saglık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dubai escort porno izle sex hikayeleri seks hikayeleri seks izle paply.org

Sperrmüll wohnungsauflösung