sea_to_sky_berkay_bayramin_kemer
beylikdüzü escort

Sea to Sky Start Zamanı! Bölüm II

UniMoto üniversiteli gözüyle Sea to Sky mücadelesine  anlatmaya birinci bölümde Tıklayın! kaldığımız yerden devam ediyoruz… Berkay Bayramin –METU-…

berkay_bayramin
Berkay Bayramin

Start anı geldi.. Son taktik ve motivasyonları Eren Apaçisi ve mekanikerimiz Yetkin abiden aldıktan sonra hakeme odaklandım ve bayrak kalktı! Yarış başladı. Üzerimdeki bütün o garip hissiyatın yerini bir anda inanılmaz bir mutlulukla kapladı! O ormanda gazlamanın, parkuru adım adım tamamlanın verdiği hissi tarif etmem mümkün değil. Motor üstünde geçirdiğim en mutlu anlarımdan biriydi ve gezintiye de çıkmamıştım. Hobi yarışçısı olmama rağmen elimden gelen mücadeleyi ortaya koymakta kararlıydım. Kısacası sea to sky, yarışırken bile inanılmaz keyif veriyor insana. Zaten yarışın sloganı da ”The most enjoyable extreme enduro” olarak geçiyor – yani en eğlenceli ekstrem enduro yarışı-.

Yarışın başlarında performansım gayet iyiydi. Benzin ikmal noktasında Yetkin abiyi gördüm. Benzin ikmali yaptık. Nasıl gidiyor, var mı sıkıntı tarzı sorular sordu. İyiyim abi dedim, bi iki silkeledi beni ve gazlayarak devam ettim yarışa. O noktaya ulaştığınızda tanıdığınız biri gördüğünüzde bu kadar mutlu olamazsınız ya, yok böyle bir şey!!! İşte bunu yaşatan enduro…

Adrenalin, heyecan, yorgunluk, mutluluk ve şanssızlık…
Son iki checkpoint (kontrol noktasına) kadar kendime göre iyi bir performansla bütün checkpointlerde bir iki dakika durup dinlenerek vardım. Son checkpoint noktasına geldiğimde 4-5 km civarı bir mesafe kalmıştı finishe ancak error vermek üzereydim 🙁 Ve beklediğim an geldi, güçle sürdürdüğüm mücadeyi arkamdan gelip bana bağırarak trolleyen bir yarışçı sıkıştırmaya başladı: Barış 🙂 Sonunda beni yakalamıştı, ancak çok yorulmuştum… Beni toparlamaya çalıştı fakat onu yavaşlatıyordum. İyi olduğumu söyleyip devam etmesini söyledim.. Bir müddet beraber gittik sonra koptu benden.. Benim için başka bir yarış başlayacaktı.. İşte yaşadığım talihsizlik tam da Barış’ın görüş alanımdan çıkmasından 1 dakika sonra oldu. Motordan düştüm ve debriyaj manetim kökünden kırıldı! Finish görmeme 2 ya da 3 km kala tırmanış ve dönüşlü bir bölgede ilerleyemez durumda kaldım. Yanımda yedek manet yoktu, hatta bırakın yedek maneti ağırlık yapmasın diye avadanlığımı bile almamıştım yanıma.

sea_to_sky_berkay_bayramin_kemer_yetkin_sibil
Yetkin abi ile Sea to Sky hatırası…

“Alo Yetkin abiiii ben düştüm! Hayır manet kırılmasa…” 🙂
Neyse ki telefonum vardı: “Alo Yetkin abi” 🙂 30-40 dk zaman kaybettikten sonra Yetkin abiyle planladığımız finişe yakın bir bölgede buluşmaya karar verdik. Oraya bir şekilde varmam lazımdı. Sol işaret parmağımı debriyaj gibi kullanıp büyük bir acı içinde kaldığım yerden çıktım ve temkinli giderek Yetkin abi ile buluştum.. Yanında ekibin diğer mekanikeri, aynı zamanda yarışan Servet abi de vardı, yarışı bitirmişti. Yarışı terk eden, numarasını hatırlamadığım bir yarışçı sağolsun manetini ödünç verdi ve 3 dakika kala finish görmeyi başardım. Evet, evet! Başarmıştım!!! Sea to Sky orman yarışını bitirmiştim!! Kendimle yarıştığım bu inanılmaz keyifli ve zor parkurda hedefime ulaşmıştım. Yorulmuştum, çok mutluydum ama daha bitmemişti…

Padoğa döndük… Burada yedek parça satışları yine tavandı 🙂 Hızlı bir şekilde, dinlenmeniz için gerekli süreyi de hesaba katarak ertesi güne motorunuzu tekrar hazırlamak zorundasınız. Sağolsun Servet abi ve Yetkin abi bu konuda ellerinden gelen herşeyi yaptılar, motorlarımız eksiksiz hazırlandı.

sea_to_sky_berkay_bayramin_kemer
Köprüde yarışmak bizim işimiz…

Profesyonel mi o da ne…
Amatör bir yarışçı olmamdan kaynaklanıyor olsa gerek asıl yarışı orman yarışı ile karıştırmıştım kafamda. Sanki asıl yarış orman yarışı gibime gelmişti. Çünkü orman yarışının bile zorlukları vardı, yer yer kırıcı ve uzun bir parkurdu. Hava kararmaya başladıkça 1 gün daha olduğunu ve asıl mücadelenin Pazar günü yapılacağını hatırlamaya başladım. Yorgundum, biraz da korkuyordum.

Hazırlıklarımızı tamamlayıp briefingi dinledikten sonra otelimize geçtik. Kendi aramızda yine taktik-strateji vs. planlamalarımızı tamamlayıp, ışıkları kapattık. Bu sefer işler daha zor olacaktı. Bu geceki uyku çok daha zordu. Parkura çıktım yine, zorlanıyordum. Karanlıkta motor sürüyor gibiydim. Orman yarışı gibi olmayacaktı. Güç bela gece bize süpriz yapan sivrisineklere rağmen uyumayı başardık.

Savaş bizim işimiz, sizden öğrenecek…
Sabah oldu. Ekip pas tutmuş gibiydi. Kimse yatağından kalkamıyordu. Eminim herkes bir an aklından geçirmiştir: “Ne işimiz var, yemişim yarışını… İzleyecem ben, girmeyecem..” 🙂 Savaşa gidiyoruz sanki… Motosiklete binecez alt tarafı… İşte Sea to Sky sizi savaşa girmişsiniz gibi bir psikolojiye sokabiliyor, iddialı bir yarışçı olmasanız bile 🙂

Hazırlanma evresi çok meşakkatli ve uzun sürdü. Güçlükle de olsa toparlanıp, plaja doğru motorlarımızı sürdük. Şunu belirtmeliyim ki motora binip gazı açmaya başladıktan sonra uyuşukluğunuz üzerinizden kaybolmaya başlıyor ve odaklanmaya başlıyorsunuz. Ama uyuyamadığınız gecenin ertesi sabahına kalkmak ve dünyanın en zor yarışlarından birine girme psikolojisi gerçekten sizi çaresiz düşüncelerin içinde kaybolmaya mahkum bırakabiliyor. Buna kesinlikle teslim olmamalısınız.

En yeni motosiklet modelleri ve Son haberler için TIKLAYIN
sea_to_sky_berkay_bayramin_kemer
Uzaktan ne hoş değil mi…

Görev “Tahtalı”
Start alanında yerimizi aldık. Önceki gün yaşadığım talihsizlikten ötürü 5-6 grup geriden 23. grupla birlikte start aldım. Kumun üzerinde, bayrağın inmesi ile birlikte 10’lu gruplar halinde gazlamaya başladık. Beklediğimden hızlı start aldım. Ön sıralarda giderken üzerimdeki yorgunluğun verdiği etkiden dolayı tempomu düşürüp amacım olan bronze seviyesine ulaşmak için hızlı taktik değişiklikler yaptım. Dolayısı ile biraz gerilerde kaldım. Bronze seviyesine ulaşmak için yaklaşık 2 km süren, inanılmaz zorlu dere yatağını geçmeniz gerekiyor. Bunun öncesinde de 19 km’ye yakın bir parkur geçmeniz gerekli.

1 senelik bir enduro yarışçısı olarak tabi ki de Tahtalı Dağı’nın zirvesine çıkamayacağımı biliyorum. Teknik olarak zaten yeterli seviyede değilim. Bunun yanında fiziksel kondisyonum da yarışı kaldırabilecek seviyede değildi. Kendimi bilerek, kendimle yarıştığım bu yarışta dere yatağı bütün acemi yarışçıları isyan ettirecek, “anne” diye haykırmalarını sağlayacak zorlukta. Sadece 2 km fakat işler hiç de planladığınız gibi gitmiyor orada..

Dere yatağına varana kadar 3 checkpoint noktası vardı. Geçilmesi imkansız bir parkur değildi fakat yarış sürekli kırıcıydı. Bir an bile dikkatinizi dağıtmamalısınız ve enerjinizi hep saklayacak performansta motor sürüp, motor üzerinde kalmalısınız.

sea_to_sky_berkay_bayramin_kemer
Kendi kendine giden motor yapmışlar…

Dere Yatağı
3. checkpoint noktasına kadar hiç durmadan sakin tempoda yoluma devam ettim.  Bu nokta yarışın merkezi bir noktasıydı ve ekibi görünce çok mutlu ve motive oldum. Bu noktadan sonra artık dere yatağı vardı… Benim yarışım başlıyordu 🙂

Dere yatağına indim. Düşmeden, ufak ufak dinlenerek gitmeye çalışıyordum. Lakin hesap-çarşı gerçeği sonucunda 2-3 kere sağlam düştüm. Motor da biraz hasar aldı. Enerjim gittikçe tükeniyordu. Dinlene dinlene ilerlemeye çalışıyordum. Zamanım vardı fakat 50 metre gitmek bile çok zorlaşmaya başlamıştı. Ara sıra akan derenin sularına kendimi bırakıveriyordum, bi 25-30 metre ilerletiyordu beni. Hava çok da sıcak değildi, yarış için uygundu. Dere zaten serinlik katıyordu. Ama önceki günün yorgunluğu, uykusuzluk ve kondisyonsuzluk birleşince dağılıverdim. 🙁 Dere yatağını yarıladığımda bizim ekibi gördüm. 🙂 Servet abinin lastiği patlamış, lastik değiştirmeye uğraşıyordu. Geldim yanına oturdum 🙂 Yardım etmek istiyordum ama kolumu kaldıracak gücüm kalmamış 🙂 Sen devam et hadi dedi, gücümü topladım, tekrar marş bastım.

Bütün dere yatağı boyunca motoru 150 kere stop ettirmişimdir. Parmaklarımda debriyaj sıkacak güc, ayaklarımda motor yere göre 85 derece eğikken bile ağırlığına karşı koyacak güç kalmadığı anlar oluyor. Benim edindiğim tecrübe, eğer bu noktaya geldiyseniz devamının gelmesi çok zor. Mutlaka hata yapmaya başlıyorsunuz. O yüzden zorlamadan, sınırlarınızı fazla aşmadan dinlene dinlene devam etmelisiniz.

sea_to_sky_berkay_bayramin_kemer_8
Solda sağa: Erdat, Ben, Beyza, Eren, Yetkin abi…

Servet abiyi arkada bıraktıktan sonra Yetkin abi ve Eren Apaçisi ile beraber dereden yukarı tırmanmaya başladık. Öyle bir hale geldim ki adamlar yürüyerek benden daha hızlı gitmeye başladılar. 🙂 Düşüyorum kaldırıyorlar, sıkışıyorum çıkarıyorlar.. 🙂 Yarışçıların çoğu zaten dere etabını geçmiş durumdalar. Bu yüzden ıslanan tahta köprüler, kayalar da sabun gibi. Gaza dokunmaya gelmiyor, yere yapışıveriyorsunuz. 🙂 Bazı noktalarda geçiş imkansızlaşmıştı ve hep beraber elimizle iterek-çekerek çıkardık motoru. Ekibimizin genç ve gelecek vaat eden 2 endurocusu Beyza Ezicioğlu ve Can Çataloğlu da dere etabı boyunca destek verdiler bana. Yakın seneler içinde onları da bu yarışta başarılı derecelerle görmek istiyorum. Onlar için de iyi bir tecrübe oldu gelecek açısından.

Hayaller Jarvis gerçekler Bronz…
Gel gelelim 4. checkpoint olan bronze kapısına vardım. Chipimi okuttum ve motorumu yere yatırdım. Şöyle bir gökyüzüne baktım ve inanılmaz zor olsa da güç bela bunu başardığım için mutluluklar içerisindeydim! Amacıma ulaşmıştım! Devam etsem bir şekilde belki 1 kapı daha geçebilirdim ama kaslarım tükenmişti. Hata yapma olasılığım çok yüksekti ve yarışı bronze kapısında noktaladım..

sea_to_sky_berkay_bayramin_jarvis_barış_yetkin
N’olmuş yani adamdan birkaç saat sonra yarışın yarısını bitirdiysek.. 🙂

Ben bronze kapısına gelene kadar Jarvis yarışı bitirmiş, geçen sene olduğu gibi bu sene daha zorlu olan 2015 Sea to Sky‘ın galibi olmuştu 🙂 Benim 1.5 saatte geçtiğim yeri 9 dakikada bitirmiş. Hayaller Jarvis, gerçekler ben diyebiliyorum sadece..:)

Akşam oldu, toparlanma vakti.. Ödül törenine katılıp ödüllerimizi aldık.. Herkesin yüzü gülüyordu, çünkü ne kadar boğuşarak ilerlesek de çok eğlenmiştik.

Barış’la birlikte yarışın gümüş-altın etaplarının bir kısmını yürüyerek bitirmiştik. Asıl yarış buralardaydı 🙂 5 Türk yarışçı Tahtalı zirvesine çıkmayı başarmıştı. Bu yarışçılar arasında yer alan İsmail Özgül ve Burak Özdemir‘e de hem başarılarından hem de konukseverlikleri, yardımseverlikleri, rehberlikleri ve emekleri açısından ayrıca teşekkür etmek istiyorum.

Artık her sene Sea to Sky‘ı bekler olduk. İznimizi, plan-programımızı yarışa göre ayarlıyoruz aylar öncesinden. 🙂

Umuyorum bu yarış devam ettiği sürece bir gün, o dağın tepesine motorumla çıkarım..:) Uzun bir yazı oldu, çünkü çok keyifliydi..:)

Hepinize selamlar, kazasız belasız sürüşler dilerim.

*Ha bu arada hani derler ya tekerine taş değmesin.. Gelin enduro yapalım.. Tekerimizde taş eksik olmasın.. 🙂 Önümüzdeki sene tekrar görüşmek dileğiyle…8y

En Yeni Motosiklet Modelleri İçin Tıklayın!
Dikkat: www.MotoEtkinlik.com adresinde yayınlanan yazınların telif hakları MotoEtkinlik.com’a aittir! Bu yazınların izinsiz ve kaynak: www.motoetkinlik.com şeklinde belirtilmeden kullanılması yasaktır!
Yarış Dünyasından Son Haberler için Tıklayın!

About Berkay Bayramin

2 comments

  1. Aslı esma karaca

    Merhaba
    Odtü de çekeceğim bir motosiklet belgeseli için iletişime ihtiyacım var
    Bana dönebilir misiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İstanbul escort Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Mecidiyeköy escort Fatih escort Fındıkzade escort Çapa escort Şirinevler escort Avcılar escort Beylikdüzü escort Halkalı escort Bahçeşehir escort Bakırköy escort Dubai escort porno izle sex hikayeleri seks hikayeleri seks izle paply.org

Sperrmüll wohnungsauflösung