Babam Ceylan'ını Toplarken
beylikdüzü escort

Motorun Anadolu’daki Adı Jawa Bölüm 3: Yeniden Doğuş

Jawa’ya âşık olmuş bir çocuktum, Jawa sesi çıkararak küçük bisikletimi sürüyordum köyde. Okulda resim derslerinde motosiklet çizerdim, üstüne de JW Laser yazardım. Bazen babam Jawa’yla okula beni almaya gelirdi. Diğer çocuklar etrafımıza doluşurdu ve öğretmenler bile babamın arkasına binmek isterdi. Tam beni arkasına bindirip giderken çocuklar “dırın dırıııın tın tın” diye sesler çıkararak arkamızdan koşmaya başlarlardı. Bu anıları hatırladıkça “The İmam” filmi aklıma geliyor –bilmayenler için babam imam-.

2003 yılına geldiğimizde babamın tayini çıkmıştı. Yozgat’a yaklaşık 25 km. uzaklıkta bulunan bir köye taşınmıştık. Babam maddi sıkıntılar ve yolluk için Jawa’yı satmak durumunda kalmış. Jawa’ya veda bile edemeden ondan ayrılmıştım. Köye geldiğimde Jawa’nın yokluğunu çok hissetmiştim. Çocukluk çağım bu köyde geçti. Babamın Laser’in yedek silindirine karşılık aldığı 24 jant Avrupa bisiklete binerek sapanla, oltayla, balıkla uğraşarak ilköğretim yıllarımı tükettim. 2009’da Anadolu Lisesini kazandım. Köyden gidiş geliş yapıyordum.

Motorun Anadolu’daki Adı Jawa Bölüm 1 İçin Tıklayın
Motorun Anadolu’daki Adı Jawa Bölüm 2 İçin Tıklayın

"JW Laser" Bir Dönemin Efsanesi
“JW Laser” Bir Dönemin Efsanesi
  • Babam yıllar önceki Ceylan’ını Yozgat’ın Yerköy ilçesinde bulmuştu.
Bize hiç haber vermemişti. Bir gün eve gelip baktığımda avlu kapısının içinde tuhaf bir şey gördüm. Paslı kırmızı rengi sapsarı olmuş koltuğu selesi yırtılmış lastikleri patlak bir motosikletti bu. Bunun yıllar önceki Jawa Ceylan olduğunu öğrendiğimde duygulanmıştım. Babam anlattığına göre Yerköy’ün bir köyünde Jawa’yı bulmuştu. Motorun satışını verme niyetindeydi, olmazsa motoru alıp gelecekti. Motoru geniş bir avluda bir ağaca zincirlerle bağlı olarak paslanmış bir halde görünce hem üzülmüş hem de sinirlenmiş: “Hiç mi üzülmedin hiç mi acımadın bu motoru bu hale getirmeye” diyerek adama kızmış. Adam da motoru bir arkadaşına aracı olarak aldığından bahsetmiş. Arkadaşı vazgeçince parasını ödediği motor elinde kalmış. Motordan anlamayan bu adam bir kere binmeyi denediğini, düştüğünü söylemiş… Koyacak yer de bulamayınca ağaca bağladığını söylemiş. Daha sonra babam adamla anlaşıp motoru uygun bir fiyata satın almış. Nakliyeciye de iyi para vermiş ama motoru da köye getirmiş. Fakat motor hakikaten kötü durumdaydı. Babam uzun süre düşündü: motoru hurdaya mı ayırmalıydı yoksa toplamalı mıydı?

Son on senedir Jawa’lar piyasadan çekilmiş, yerini Çin malları ve 4 zamanlılar almıştı. Ceylan modeli de klasik kara Jawa’lar gibi artık pek tutulmuyordu. Halk emektar Ceylan’dan çabuk vazgeçmişti. Babam durum üzerinde düşünürken ben motoru söküp takmakla hiçbir şey kaybetmeyeceğimizi söyledim durdum. Korkuyordum motorun hurdaya gitmesinden. Nihayet babamın da Jawa sevgisi ağır basmıştı:  “bu motoru yavaş yavaş toplayacağız oğlum” demişti. Namaz vakitleri dışında eski caminin imam lojmanından çevrilen kömürlük olan garajda motoru sökmeye başladık. Allahtan elimizde Laser’den kalan anahtarlar ve dedemin getirdiği lokma takımları vardı. Babam şehre gidip gelip ufak tefek malzemeleri getiriyordu. O sene motoru çalışıp yürüyecek hale getirdik. Mutluluğum büyüktü…

Bunda köydeki komşuların ve özellikle de traktör ve biçerden anlayan arkadaşımın ailesinin de yardımı oldu. Boya işini de kaliteli büyük teneke spreylerle hallettik. O yıl yaz boyunca Ceylan’ımıza bindik.

2010 yılında Yozgat’a taşındık ancak motoru arızalandığı için Yozgat’a yakın bir köye bir akrabanın evine park etmek durumunda kaldık. Üç dört ay motorsuz kaldık. Bu sıralarda geçen Jawa’ları hayranlıkla izliyordum. Jawa sesi duyunca balkona çıkıyordum. Bir gün babam motoru uzun süre sonra ilk getirdiği günkü gibi ansızın yine getirdi, şaşırmış ve çok sevinmiştim. Apartmanda oturuyorduk kapının önünde garaj bile yoktu ancak yılmadan motoru itinalı bir şekilde tamir ettik. O sene de balığa, mantara köye gidip geldik.

Yaptığımız çalışmaları tamir aşamalarının fotoğraflarını çekip internete atıyordum. İnternetten yerli yabancı birçok Jawa ustasıyla tanışmıştım. Aklıma takılan her şeyi onlara soruyordum. Artık diğer motorcu arkadaşlar da bize gelir gider olmuştu, onlara da ufak tefek elimizden geldiğince yardımcı oluyorduk. Türkiye’nin dört bir tarafından Jawa parçaları getirtiyorduk. Motorumuzun birçok parçası orijinal olmuştu elektrik sistemi bile sıkıntısız çalışıyordu. 2011 de şu anki oturduğumuz eve taşındık burada da garajımız yoktu ve evin önünde uğraşıyorduk. Babamla ben Jawa ile uğraşıyorduk, kardeşim ise mobilet ile uğraşıyordu. Arada mahalledeki çocukların bisikletlerini de tamir ettiğimiz oluyordu. Kardeşim böyle uğraşırken gelecekte el yapımı ağaçtan, motorlu bisikletini yapacaktı ve yerel gazetelere ve TRT’ ye çıkacaktı. Macera dolu bir sene daha geçirdik. 2012’de Ceylan’ımızı komple rektifiye ettik şua ana kadar da kullanmaktayız. Geçtiğimiz Ağustos’ta Sorgun’da yapılan motosiklet festivalinde ve kros yarışlarında tüm Türkiye’den katılımlar oldu. İnternetten tanıdığımız bir sürü insanla yakından görüştük. Ceylan’ımız da bu festivale katıldı ve ilgi odağı oldu. Racinglerin ve kros motorlarının arasında Jawa, klasik severlerin ilgisini çekti. Motosiklet kulüp bakanımız Nihat Alan abimiz de 350’lik klasik Jawasıyla (kara Jawa) katılmıştı. Velhasıl Jawa ile anılarımız anlatmakla bitmez. Şu an bu yazıyı yazarken motorumu özlemenin verdiği sabırsızlıkla memlekete dönmeyi bekliyorum. Konya deyince akla sanayi ve tatbikî de Jawa geliyor. Bu şehirle tanışmam yaklaşık 5 sene önce oldu. İnternetten tanıştığım bana her konuda yardımcı olan yedek parça gönderen İsa ve Musa ustanın yanına gelmiştim 2012 ramazanında…  Hem ziyaret amacıyla hem de Ceylan’ımızın motorunu toplatmak amacıyla gelmiştim. Motoru toplattım bir gün ustanın evinde, bir gün de ilkokul öğretmenimin evinde kaldıktan sonra Yozgat’a dönmüştüm. Babamla beraber motoru şasiye koyup çalıştırmıştık. Aradan zaman geçti. Konya nasipmiş üniversite için Konya’yı kazandım şimdi burada üniversite okuyorum. İsa ustamla hala görüşmekteyim. Arada giderim yanına çayını kahvesini içerim. Babası Hasan amca da eski ustalardanmış onun da anılarını dinleriz samimi bir ortamda içilen çayın kahvenin kırk yıl hatırı oluyor gerçekten de. Kısaca Konya da hala Jawa ile uğraşan insanlar var itina ile Jawa revize eden insanlar olduğunu görmek sevindirici.

Özetlemek gerekirse yılların efsanesi Jawa’nın anlatılması kısa bir yazıya sığamayacak kadar çoktur. Ben internetten öğrenebileceklerinizin haricinde kendi anılarımdan bahsetmek istedim. Dünya’nın dört bir tarafında Hindistan’dan Avrupa’ya, Rusya’ya kadar birçok bölgede insanlar Jawa’nın kıymetini anladı. Eski Jawaları komple revize edip kullanıyorlar, ustaların yaptıkları çalışmaları ise aşama aşama internette paylaşıyorlar. Discovery Channel başta olmak üzere birçok belgesel kanalı birçok belgesel çekti. Özellikle de Hintli ustaların videoları çok ünlüdür. Bizim ustalarımız da ayar verme konusunda ünlüdür. Türk ustalar çift platinli üç buçukluk Jawaları fabrikanın verdiği ayardan bile daha iyi şekilde ayarlıyorlar. Sportif başarılarıyla ünlü Rahmetli Hasan Kalaycı ustayı da rahmetle anıyoruz. Çin malının piyasaya çıkmasıyla sokaklarda Jawa’ları görmez olmuş olabiliriz bunun bir sebebi de benzin fiyatlarıdır ülkemiz dünyanın en pahalı benzinini kullanmaktadır. Çin malının çıkması aslında Jawa’yı yok etmedi: anlayan insanlar kötüyü görerek iyinin kıymetini anlamaya başladılar -ancak anlamayanlar ve kullan-at mantığının esiri olan gençler hariç-. Onlar Çin mantığının dünyayı bir gün dev bir hurdalığa çevireceğinin farkında değillerdir. Yıllar geçtikçe tabii ki  Jawa’nın yedek parça sıkıntıları artıyor ister istemez ancak bu soruna da yeni yeni çözümler üretiliyor.  Jawaları kıyamete kadar görebileceğimiz hissi beni mutlu ediyor. Anadolu’da tüm motosikletlere adını veren, Selpak mendil gibi Sana yağı gibi sınıfının öncüsü olan bu markayı unutmayalım!!! Kimse dünyaya uzaydan inmedi herkesin bir geçmişi var kendinin yoksa babasının dedesinin bir geçmişi var ve bu geçmiş bir şekilde Jawa ile kesişiyor. Herkese selamlar, saygılar sunuyorum bu yazımı okuyanlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Kalın sağlıcakla…

Bu yazıyı hazırlamamı sağlayan Ahmet Köseoğlu ağabeyime teşekkürlerimi sunuyorum.

Ahmet İpek’in diğer yazıları için Tıklayın!

En Yeni Motosiklet Modelleri İçin Tıklayın!
Dikkat: www.MotoEtkinlik.com adresinde yayınlanan yazınların telif hakları MotoEtkinlik.com’a aittir! Bu yazınların izinsiz ve kaynak: www.motoetkinlik.com şeklinde belirtilmeden kullanılması yasaktır!
Yarış Dünyasından Son Haberler için Tıklayın!

About Ahmet İpek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İstanbul escort Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Ümraniye escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Mecidiyeköy escort Fatih escort Fındıkzade escort Çapa escort Şirinevler escort Avcılar escort Beylikdüzü escort Halkalı escort Bahçeşehir escort Bakırköy escort Dubai escort porno izle sex hikayeleri seks hikayeleri seks izle paply.org

Sperrmüll wohnungsauflösung