Street_Tracker_BMW_R_60_6_Serkan_cafe_racer
beylikdüzü escort

Bir Cafe Racer Hikayesi: Street Tracker BMW R 60/6 Arch

Cefa Racer tasarımcısı Serkan Ünverdi’yle son tasarım Arch ve Cafe Racer motosiklet yapımı üzerine sohbet ettik.

Cafe Racer Street Tracker BMW R 60/6 Arch Serkan Ünverdi
Cafe Racer Street Tracker BMW R 60/6 Arch Serkan Ünverdi

Retro görünümleriyle tüm dünyada giderek daha çok ilgi çekmeye başlayan Cafe Racer modelleri 5 senelik bir gecikmenin ardından Türkiye’de de daha çok gündeme gelmeye ve moda olmaya başladı. Motoetkinlik.com olarak biz de yaptığı tasarımlarla dikkat çeken Türk Cafe Racer üstadı Serkan Ünverdi ile son tasarımını ve Cafe Racer motosiklet tasarımı üzerine sohbet ettik.

-Böyle bir projeye başlamak nasıl aklınıza geldi?
-Motosiklet restore etmek ya da beğendiğim bir tarzda araç toplamak zaten uzun zamandır hobilerimden biriydi. Özellikle yurt dışında zaten bilinen ve popülaritesi olan bir tarzın (Retro) Türkiye’de daha fazla bilinir hale gelmesini istiyorum. Türkiye’de Custom motosiklet denildiğinde çevremdeki arkadaşlarım genellikle Custom Chopper tarzı motosiklet anlıyor. Oysa Custom motosiklet kişinin zevklerini hayat kendi ya da beğendiği bir hayat tarzını yansıtan motosiklettir. (Benim görüşüm)

-Yeni projenin en büyük farkı nedir?
-Bu projenin farkı ise Profesyonel olarak yapmaya çalıştığım ilk projem. Diğerlerinden farkı yanı başından sonuna kadar yapılan tüm işlemlerde el emeğimin olması.

-Hali hazırda yollarda yürüyen kaç tasarımınız var?
-Bugüne kadar tamamlanmış ve yollara çıkmış tasarımı, fikir kendime ait 3 tane araç projem var. Birincisi 74 model Hot Rod tarzı bir VW tospağa yapmıştım. Zamanının dergilerinde konu olmuş hatta derginin o ay ki posterinde yer almıştı. Ayrıca yayından kalkmış olan Ağır roman adlı dizide de rol aldı kendisi 🙂 İkincisi geçen yıl tamamladığım Cafe Racer projem. Bu tasarım da dergilerde çıkmış hatta motosiklet giyimi üzerine çalışan bir markanın katalog çekimlerinde kullanılmıştı. Bunların dışında yapımında, gerek fikir gerekse tasarım olarak yardımcı olduğum başka projelerde oldu.

Cafe-Racer-Street-Tracker-BMW-R-60/6-Arch-Serkan-Ünverdi-Tasarımlarınızı hayata geçirirken ne tür tecrübeler edindiniz, neler öğrendiniz?
-Bütün tasarımlarında bir takım deneyimler edindim. Öncelikle her işi kendiniz yapamazsınız. Mutlaka O işin ehli bir usta bulmalı ve onunla çalışmalısınız. Örneğin Boya işçiliği, şahsen pratik olarak boya yapabilirim ancak asla bu işe yıllarını vermiş bir usta gibi boya yapmam yıllar alır. Bu sebeple böyle bir projede kendim artı ne gibi değer katabilirim diye düşündüğümde, bugüne kadar ki hobilerimden olan statik ve RC modelcilikten edindiğim detay işçiliğini bu projede daha iyi yansıtmayı hedefledim. Amacım bir kaç metre uzaktan değil 30 cm yakınından baktığınızda da tüm detaylarda temiz ve düzgün bir işçilik sergilemekti. Şu unutulmamalıdır ki kişi, her işi kendi yapamayabilir ancak yapılan iş ve ortaya çıkacak sonuç hakkında en az usta kadar teorik bilgiye ve beceriye sahip olmalıdır ki projeyi tasarlayan/yapan kişi detaylarda bir başkasına insiyatif vermesin. Böylece istenilen sonuca ulaşılabilsin. Bunun içinde her zaman mükemmeli hedeflemek şart. Ancak amacınızı, bütçenizi, imkanlarınızı, el yeteneğinizi çok iyi analiz edip ona göre projeye soyunmak en doğrusu zira sınırsız bütçeyle çalışıyorsanız o zaman bulabildiğiniz tüm yedek parçalar hazır satın alınabilir. Elbette bu durumda iş restorasyondan çok renovasyon oluyor. Bütün bunlar için çok iyi bir hazırlık süreci gerekiyor. Bugüne kadar ki tüm projelerimde daha işe başlamadan kafamda çoktan tasarlanmış gerekli parçalar oturtulmuştu. Nereden, ne, nasıl temin edilecek tespit edip ona göre projeye başladım. Projemde gerekli gördüğüm teknik kısımlarını parça değiştirerek, işlevselliğini yitirmemiş ancak estetik olarak deforme olmuş parçaları da restore ederek çözüm ürettim. Bu sayede planladığım bütçeye sadık kaldım. Proje toplamda 500 saatlik işçilikle tamamlandı (3 – 3,5 ay).

-Projenin daha doğrusu motosikletin ismini neden ARCH koydun?
-ARCH; cin gibi, şeytan gibi, kurnaz anlamına geliyor. Ayrıca Pers prensi Garcief’in atının da adı. Hem demir bir at hem de kurnazlıklar inçe çözümler içerdiği için ARCH ismini tercih ettim.

-Projede sırasıyla hangi adımları takip ediyorsun? Yani bu işe meraklı biri hangi adımları izlemeli?
-Hazırlık süreci, Yapılacak olan tarza karar verilmesi, Tarza uygun kullanılacak olan aksesuarların seçimi, Aksesuarların tedariği (genelde yurt dışından bulunabiliyor Türkiye bu konuda maalesef çok zayıf ), El yapımı olacak parçaların tespiti/planlaması olarak sıralayabilirim.
-ARCH projesinde hangi aksesuarlar kullanıldı?
-Firestone Delux Champion serisi Retro lastikler, İç lastik olarak Continental tercih ettim. Bates Ön far. Sparto stop lambası. Bar end parlatılmış alüminyum alaşım sinyaller. Beston type kahverengi elcikler. Acewell parlatılmış alüminyum alaşım digital gösterge. MegaGold serisi son susturucular (pek susturdukları söylenemez :)) Kevlar lifli Eksoz sargısı (Türkiye’de bu sargının daha açık renklisini bulmak mümkün ancak ben yeşil fon üstündeki krem renkli şeritlerle uyumlu olması ve geri kalan renk bütünlüğünü koruması için daha sarımtırak renge sahip olan kevlar içerikli bu ürünü tercih ettim.

Street_Tracker_BMW_R_60_6_Serkan_5-Bütün planlamayı yaptık, aksesuarları elde ettik, şimdi ne yapıyoruz?
-Alıştırma aşaması başlıyor. Tedarik edilen aksesuarların motosiklete alıştırılması gerek. Burada şunu belirtmek istiyorum: Marketten alınıp takılmış gibi görünen parçalar universal oldukları için asla yerlerine tam olarak oturmazlar. Örneğin kullandığım stop lambası genellikle Bobber tarzı motosikletler için üretilen bir ürün ve bu ürünü, sanki fabrikasyon bir parçaymış gibi 1 mm gibi bir toleransla adapte etmek için bir çok eğe ve tesviye işi yapmam gerekti sadece stop lambasının alıştırılması yaklaşık 4 saatimi aldı. Alıştırmanın ardından şaside yapılacak olan değişikliklerin uygulamaya başladım. Kuyruk şasisini kısalttım. Yeni sele tasarımı için uygun taban hazırlayarak bağlantılarını hazırladım. Ardından plakalık için uygun bağlantı parçalarının hazırlanması ve gerekiyorsa planlanan aksesuar ya da el yapımı detaylar için ilaveler yapılması işlemi var. Tüm alıştırma sürecini motor henüz bir bütünken tamamladım. Zira sonradan yapılan uyarlamalarda planlanmadığı ya da atlanan noktalardan kaynaklanan estetik olmayan çözümler uygulanmak zorunda kalınıyor. Bu istenmeyen ve ciddi can sıkıcı bir durum.

-Alıştırma aşaması tamam sırada ne var?
– Söküm aşaması. Alıştırılan aksesuarlar ve motorun tamamının sökülmesi gerek.

-Yeniden ve daha iyi yapmak için parçalamak ilginç bir strateji.
-Evet ortaya çıkan ürünün küçük bir vida yüzünden arıza çıkartmasını istemeyiz. O nedenle bu aşamada yenilenecek bağlantı ekipmanları listesinin hazırlanması; cıvata, somun v.b. (ben tüm motorda paslanmaz çelik, krom yada inox tercih ettim böylece yıllarca parlak ve yeni görüntülerini koruyabilecekler) herşeyi söküyoruz. Yenilenmesi gereken orijinal yedek parçaları tespit etmek gerek. Sürekli kargo beklemeden zamanımı daha iyi yönetmek için yedek parça tespitini özellikle bu aşamada yapıyorum ki tüm motorla ilgili gerek yurt içi gerekse yurt dışı siparişlerimi planlayabileyim. Daha sonra da restore edilecek parçaların tasnifi (Arka fren pedalı, kütüklükler, arka fren ayar kelebeği, gidon, gidon tutucular v.s.) var.

-Dışarıdan bakınca herşey çok kolay gibi ama aşamalar bile bitmek bilmiyor.
-Evet, görenler önce bende yaparım düşüncesine kapılıyor ancak işte icraate gelince bu çok meşakkatli ve zor bir süreç.

Cafe-Racer-Street-Tracker-BMW-R-60/6-Arch-Serkan-Ünverdi-Peki nerede kaldık?
-Parçaların hazırlanması. Bu aşamada şasinin kumlanıp boyanması da dahil büyük parçaların işleri var. Depodaki torpido gözü iptali, arka çamurluğun modifikasyonu ana renk tespiti ve boyanması (Boya iki aşamada gerçekleşti yukarıda bahsettiğim sebeplerden dolayı ana renge boyanan parçalara uygulanacak olan şeritler yine tarafımdan yapıldı daha sonra vernik ve diğer işlemler uygulandı.) Selenin hazırlanması (Bu projemde özellikle exclusive bir ürün olmasını istediğim için yüzlerce renk arasından uygun olduğuna karar verdiğim kahverengi tonunda özel boyatılarak hazırlanan gerçek geyik derisi kullanıldı). Plakalığın hazırlanması (Burada kullandığım rakam fontunu internetteki araştırmalarım sonucunda buldum yani windowsdan açıp kullanabileceğiniz bir font değil 🙂 ) Bütün alaşım parçalardaki fabrikasyon kalıp ve pres izleri tesviye edilerek silindi böylece daha pürüzsüz ve yalın bir görünüm elde edildi. Kaplanacak parçaların restorasyonu ve kaplanması (Depo kapağı, Gidon, manetler, Fren pedalı v.s.) Jantların göbek ve çemberlerinin mat siyah elektrostatik boya yapılıp yeniden örülmesi. Tüm kauçuk parçaların yenilenmesi. Motor rektefiyesi. Sökülen tüm aksamların bakımı, tamiri v.s. (Amortisörlerden benzin musluklarına kadar)

-Elinin değmediği parça kalmadı ama hala herşey paramparca.
-Son iki aşamaya geldik bitiyor az kaldı.

-Şimdi ne yapıyoruz?
– Montaj aşamasına geldik şimdi motoru topluyoruz. Plana uygun şekilde yeni bağlantı ekipmanları ile ana şasi ve motoru birleştiriyoruz. Ardından ön ve arka aksamların montajını (salıncak, ön amortisör) tamamlayıp lastik ve jantları takıyoruz. Bu arada tarz değişikliğinin bir sonucu olarak elektrik tesisatının yenilenmesi ve yeniden uygun şekilde çekilmesi gerekiyor. Bunu yaparken işlevselliği de unutmamak gerekiyor. (Ben eskiden ön farın içinde olan röle ve sigortaların olduğu tabloyu yine nispeten kolay ulaşılabilir olan sele altındaki bölüme gizlemeyi tercih ettim.)

Depo, sele, elcik v.s. montajını tamamlayıp, modele özgü aksesuarların montajını yapıyoruz. Karakteristik özelliklerden biri olan depo üstü deri kemer ve uyarlamada kullanılacak el yapımı parçaları uygulanması da bu tasarımımızın ekstrası. Montaj aşamasının en keyifli bölümü ise motoru çalıştırma ve ayarlarının yapılması. Bu bölümde karbüratör, supap, ateşleme v.s. ayarlarını yapıyoruz.

-Artık son aşama da sanırım tahmin ettiğim şey oluyor.
-Evet, tasarımımızı çalıştırıp test sürüşüne çıkıyoruz. Sorun çıkmazsa ne ala, çıkarsa da ilgili bölüm ya da bazen aşamayı yeniden ele alıyoruz.

-Onca emeğin keyfini sürmek ayrı bir mutluluk olsa gerek peki ya ortaya çıkan ürünü satmak nasıl bir duygu?
-İşte o çok karışık bir his. Zaten ortaya çıkan şey ona harcadığınız emekle doğru orantılı bir fiyata sahip oluyor. Bu değeri anlamayan zaten bu motosikleti almaz. Yani alan kişinin tasarımın kıymetini bilen biri olması da aslında ayrı bir mutluluk. Yeni proje için de maddi manevi teşvik edici bir güç.

Street Tracker BMW R 60/6 Arch Fotoğraf Galerisi İçin Tıklayın

Street_Tracker_BMW_R_60_6_Serkan_24
Fotoğraflar: Taner Öner

About Ahmet Koseoglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dubai escort porno izle sex hikayeleri seks hikayeleri seks izle paply.org

Sperrmüll wohnungsauflösung